Bir önceki notta bahsettiğim kitabın ışığında karşılaştırmaya devam edeyim. McAdam, siyah hareketinin ortaya çıkışını ve güçlenmesini analiz ederken, Amerika'da soğuk savaşla birlikte değişen konjonktüre vurgu yapıyor. Özellikle 60larda Amerika'nın Sovyetler karşısındaki bireysel özgürlükleri merkezine alan söylemiyle (söylemin gerçekle ne kadar uyduğunu biliyoruz) Güney'de devam eden ırkçı rejimin ciddi boyutta çeliştiği ve bu çelişkinin Sovyetler tarafından kullanıldığını, bunun da federal hükümeti siyahların taleplerine daha açık hale getirdiğini söylüyor. Bu tabii McAdam için ikincil bir faktör.
Merak ediyorum Erdoğan'ın son birkaç aydır izlediği dış politikanın böyle bir etkisi olur mu, hükümeti sıkıştırır mı? Suriye'ye, İsrail'e demokrasi dersi verirken Kürtlere karşı uygulanan politikalar nereye kadar savunabilirsiniz? Nitekim İsrail ikinci günden Kürt politikasına dikkat çekmeye başladı. Şu ana kadar dış politikanın içeriye böyle bir etkisinin olmadığı son günlerdeki KCK operasyonları kapsamında tutuklanan onlarca BDP ilçe ve il örgütü başkanlarının durumundan belli. Şuna da kesinlikle ikna olmuş durumdayım AKP'nin bugünlerdeki birincil siyasi hedefi BDP'yi örgütsel olarak zayıflatmak, bunu anayasa müzakereleri öncesinde güçler dengesini değiştirmeye yönelik bir hamle olarak görüyorum.